Yükleniyor Etkinlikler

« Tüm Etkinlikler

Mahsuni Şerif’in ölüm günü (2002)

Mayıs 17 @ 8:00 - 17:00
Şerif Mahzuni , (17 Kasım 1939, Berçenek, Afşin Kahramanmaraş – † 17 Mayıs 2002, Köln)

Aşık Mahzuni Şerif (asıl adıyla Şerif Cırık), 20. yüzyıl halk edebiyatının en gür sesli ozanlarından biri, toplumsal adaletsizliğe karşı duruşuyla simgeleşmiş bir “halkın sanatçısı”dır. 1940 yılında Kahramanmaraş’ın Afşin ilçesinde doğmuş, 2002 yılında vefat etmiştir.

Onu modern çağın en büyük ozanlarından biri yapan temel özellikleri şunlardır:

1. Muhalif ve Toplumcu Kimliği

Mahzuni Şerif, geleneksel âşıklık geleneğini (doğa, aşk, inanç) alıp onu sert bir toplumsal eleştiri ve siyaset felsefesiyle birleştirmiştir. Yoksulluk, yolsuzluk ve haksızlık karşısında kalemini ve sazını bir silah gibi kullanmış; bu uğurda hapis yatmış, konserleri yasaklanmış ancak geri adım atmamıştır.

2. Eserlerindeki Evrensel Derinlik

450’den fazla plağı, 50’den fazla kaseti ve binlerce şiiri bulunan ozanın en bilinen eserleri, bugün bile her kuşaktan insan tarafından ezbere bilinir:

  • “Dom Dom Kurşunu”: Toplumsal yozlaşmaya ve zulme bir başkaldırıdır.
  • “Yuh Yuh”: Yolsuzluk yapanlara, halkı sömürenlere karşı yazılmış bir yergi şaheseridir.
  • “İşte Gidiyorum Çeşm-i Siyahım”: Türk halk müziğinin en derin ve dokunaklı vedalarından biri kabul edilir.
  • “Sarı Saçlım Mavi Gözlüm”: Mustafa Kemal Atatürk’e duyulan özlemi dile getiren en güçlü eserlerden biridir.
3. “Modern Zamanların Pir Sultan’ı”

Müzik otoriteleri ve halk, onu sözünü sakınmayan tavrı nedeniyle “Yirminci Yüzyılın Pir Sultan Abdal’ı” olarak nitelendirir. Sadece bağlama çalmakla kalmamış, halkın dertlerini radyo ve televizyonun olmadığı dönemlerde köy köy gezerek dile getirmiştir.

4. Müziğe Teknik Katkısı

Bağlama icrasında kendine has, “tok” ve sert bir vuruş tekniği (mızrap tavrı) geliştirmiştir. Sesi, Anadolu’nun yanık ve isyankar ruhunu yansıtır. Eserleri sadece halk müziği sanatçıları tarafından değil, Selda Bağcan’dan Moğollar’a, Edip Akbayram’dan rock gruplarına kadar çok geniş bir yelpazede yeniden yorumlanmıştır.


Aşık Mahzuni Şerif‘in hem yaşamı hem de eserleri, Anadolu’nun toplumsal hafızasına kazınmış birer hikâyedir.

1. “Yuh Yuh” Türküsünün Hikâyesi ve Ruhu

Mahzuni Şerif, bu eseri sadece bir “türkü” olsun diye değil, toplumsal bir manifesto olarak yazmıştır.

  • Yolsuzluğa Başkaldırı: 1970’li yılların siyasi ve ekonomik çalkantıları içinde; halkın emeğini sömürenlere, rüşvetçilere ve ikiyüzlü siyasetçilere karşı duyduğu öfkeyi dile getirir.
  • Mizahi Eleştiri: Şarkıdaki “Gözü kör olmayasıca / Gönlü şad olmayasıca” gibi ifadelerle, Anadolu’nun o kendine has yergi (taşlama) kültürünü en sert ve en zekice haliyle kullanmıştır.
  • Evrenselliği: Bugün bile herhangi bir haksızlık karşısında ilk akla gelen eserlerden biri olması, Mahzuni’nin halkın ortak vicdanına ne kadar dokunduğunun bir kanıtıdır.
2. Hacıbektaş’a Defnedilme İradesi

Mahzuni Şerif, 17 Mayıs 2002’de Almanya’da vefat ettiğinde, vasiyeti üzerine Nevşehir’in Hacıbektaş ilçesine defnedilmiştir.

  • Neden Hacıbektaş? Hacı Bektaş-ı Veli, onun felsefesinin, inancının ve beslendiği damarın kaynağıdır. Mezarı, Hacı Bektaş-ı Veli Türbesi’nin yakınındaki “Çilehane” bölgesindedir.
  • Komşusu İlhan Selçuk: İlginç bir bilgi olarak; Türk basınının usta kalemi İlhan Selçuk da vefat ettiğinde, vasiyeti üzerine Hacıbektaş’ta Mahzuni Şerif’in mezarının hemen yanına defnedilmiştir. Bu iki isim yan yana, Anadolu aydınlanmasının ve halkın sesinin sönmeyen birer sembolü olarak yatmaktadır.
3. “İşte Gidiyorum Çeşm-i Siyahım” Üzerine Bir Not

Bu eser de en az “Yuh Yuh” kadar meşhurdur ancak bambaşka bir duyguyu temsil eder. Mahzuni, bu deyişi aslında eşine hitaben, o zorlu hapis ve sürgün yıllarının verdiği hüzünle kaleme almıştır. Modern müziğin her türünde (Rock, Pop, Caz) en çok yorumlanan türkülerin başında gelir.

Detaylar

  • Tarih: Mayıs 17
  • Saat:
    8:00 - 17:00