BEGIN:VCALENDAR
VERSION:2.0
PRODID:-//Dewa Bulmıs &amp; Palanqa - ECPv6.16.5.1//NONSGML v1.0//EN
CALSCALE:GREGORIAN
METHOD:PUBLISH
X-ORIGINAL-URL:https://dewabp.com/tr
X-WR-CALDESC:Dewa Bulmıs &amp; Palanqa için etkinlikler
REFRESH-INTERVAL;VALUE=DURATION:PT1H
X-Robots-Tag:noindex
X-PUBLISHED-TTL:PT1H
BEGIN:VTIMEZONE
TZID:UTC
BEGIN:STANDARD
TZOFFSETFROM:+0000
TZOFFSETTO:+0000
TZNAME:UTC
DTSTART:20250101T000000
END:STANDARD
END:VTIMEZONE
BEGIN:VEVENT
DTSTART;VALUE=DATE:20260501
DTEND;VALUE=DATE:20260502
DTSTAMP:20260323T122311Z
CREATED:20260323T121657Z
LAST-MODIFIED:20260323T122311Z
UID:5757-1777593600-1777679999@dewabp.com
SUMMARY:Dünya Emekçiler Bayramı
DESCRIPTION:Dünya Emekçiler Bayramı ya da yaygın adıyla 1 Mayıs İşçi ve Dayanışma Günü\, işçilerin ve emekçilerin dünya çapında birlik\, dayanışma ve haksızlıklara karşı mücadele günü olarak kutladığı uluslararası bir bayramdır. \nBu özel günün tarihsel derinliğini ve anlamını şu noktalarla özetleyebiliriz: \n1. Tarihsel Kökeni: Chicago Olayları\n1 Mayıs’ın kökeni\, 1886 yılında ABD’nin Chicago kentinde işçilerin günde 8 saatlik çalışma süresi talebiyle başlattığı grevlere dayanır. O dönemde günde 12-16 saat çalışan işçilerin başlattığı bu büyük direniş\, polisle çatışmalara ve trajik olaylara sahne olmuş; ancak işçi hakları mücadelesinde bir dönüm noktası haline gelmiştir. \n2. Uluslararası Kabulü\n1889 yılında Paris’te toplanan İkinci Enternasyonal‘de\, Chicago’daki işçilerin anısına 1 Mayıs’ın dünya çapında “Birlik\, Mücadele ve Dayanışma Günü” olarak kutlanmasına karar verilmiştir. Günümüzde bu tarih\, dünyanın hemen hemen her ülkesinde resmi tatil olarak kabul edilmektedir. \n3. Temel Amaç ve Talepler\n1 Mayıs\, sadece bir kutlama değil\, aynı zamanda iş dünyasındaki taleplerin dile getirildiği bir gündür: \n\nÇalışma Koşulları: İşçi sağlığı ve güvenliği önlemlerinin artırılması.\nÜcret Adaleti: Emeğin karşılığının adil bir şekilde ödenmesi.\nSosyal Güvence: Her çalışanın insani yaşam standartlarına ve emeklilik haklarına sahip olması.\n\n4. Türkiye’de 1 Mayıs\nTürkiye’de ilk kez 1923 yılında resmi olarak kutlanmaya başlanan 1 Mayıs\, tarihsel süreçte farklı dönemlerden geçmiş; 2009 yılında ise “Emek ve Dayanışma Günü” adıyla resmi tatil ilan edilmiştir. Her yıl meydanlarda coşkuyla ve emek örgütlerinin katılımıyla kutlanmaktadır.
URL:https://dewabp.com/tr/takvim/dunya-emekciler-bayrami/
END:VEVENT
BEGIN:VEVENT
DTSTART;VALUE=DATE:20260504
DTEND;VALUE=DATE:20260505
DTSTAMP:20260323T123312Z
CREATED:20260323T122651Z
LAST-MODIFIED:20260323T123312Z
UID:5768-1777852800-1777939199@dewabp.com
SUMMARY:Dersim Tertelesinin (1937) Başlaması
DESCRIPTION:Dersim Tertelesi\, 1937-1938 yılları arasında Tunceli (eski adıyla Dersim) bölgesinde yaşanan askerî harekâtı\, sonrasındaki kitlesel ölümleri ve sürgünleri ifade etmek için bölge halkı tarafından kullanılan terimdir. Zazaca bir kelime olan “Tertele”\, büyük yıkım\, kırım veya altüst oluş anlamına gelir. \nBu trajik olayları şu ana başlıklarla özetleyebiliriz: \n1. Nedenleri ve Arka Plan\nCumhuriyetin ilk yıllarında devlet\, merkezi otoriteyi tüm ülkede hakim kılmak istiyordu. Dersim\, coğrafi yapısı ve aşiret sistemi nedeniyle devletin denetimine girmekte zorlandığı bir bölge olarak görülüyordu. 1935 yılında çıkarılan Tunceli Kanunu ve bölgeye bir “Umumi Müfettiş” atanması\, gerilimi tırmandırdı. Devlet bu süreci “asayişi sağlama ve modernleşme” olarak tanımlarken\, bölgedeki aşiretler bunu özerkliklerine ve yaşam biçimlerine bir müdahale olarak algıladı. \n2. Olayların Gelişimi\n\nSeyit Rıza: Hareketin en önemli figürlerinden biri olan Seyit Rıza\, aşiret lideri ve inanç önderiydi. Bölgedeki direncin sembolü haline geldi.\nAskerî Harekât: 1937’de başlayan operasyonlar\, 1938’de çok daha geniş kapsamlı bir hâl aldı. Karadan yürütülen harekata hava saldırıları da eşlik etti. (Türkiye’nin ilk kadın pilotu Sabiha Gökçen de bu harekatta görev almıştır.)\nİdamlar: Seyit Rıza\, oğlu ve arkadaşları 15 Kasım 1937’de Elazığ Buğday Meydanı’nda idam edildi.\n\n3. Sonuçları ve İnsani Boyut\n\nCan Kayıpları: Resmi verilere göre 13 binden fazla kişi hayatını kaybetmiş\, ancak çeşitli kaynaklar ve tanıklıklar bu sayının çok daha yüksek olduğunu ifade etmektedir.\nSürgünler: Harekatın ardından binlerce kişi Batı Anadolu’daki çeşitli illere zorunlu göçe (iskan) tabi tutulmuştur.\nKayıp Kızlar: Ailelerinden koparılan pek çok küçük kız çocuğunun subay ailelerine evlatlık verilmesi\, bu trajedinin en çok konuşulan ve araştırılan yönlerinden biri olmuştur.\n\n4. Günümüzdeki Anlamı\n2011 yılında dönemin Başbakanı Recep Tayyip Erdoğan\, devlet adına bu olaylar için resmi bir özür dilemiştir. Dersim Tertelesi\, bugün Türkiye’nin toplumsal hafızasında hala tartışılan ve üzerinde akademik çalışmaların sürdüğü en sancılı konulardan biridir. \n\nDersim Tertelesi’nin toplumsal hafızadaki yeri\, sadece tarih kitaplarındaki rakamlarla değil\, nesilden nesile aktarılan acı dolu tanıklıklar ve sanat eserleriyle şekillenmiştir. Bu derin mevzuyu şu üç kolda inceleyebiliriz: \n1. Tanıklıklar ve “Kayıp Kızlar”\nBu dönemin en sarsıcı insani boyutu\, harekat sırasında ailelerini kaybeden veya ailelerinden koparılan kız çocuklarıdır. \n\nBeyaz Dağ’ın Çocukları: Birçok küçük kız\, bölgede görev yapan subaylara evlatlık verilmiş; gerçek kimliklerini\, dillerini ve kökenlerini yıllar sonra öğrenmişlerdir.\nSözlü Tarih: Nezahat ve Kazım Gündoğan çiftinin hazırladığı “İki Tutam Saç: Dersim’in Kayıp Kızları” belgeseli\, bu çocukların yıllar sonraki arayışlarını ve yaşadıkları travmayı tüm çıplaklığıyla gözler önüne sermiştir.\n\n2. Ağıtlar ve Türküler\nBölge halkı\, yaşadığı büyük yıkımı kağıda dökemese de tellere ve dillere dökmüştür. Kırmancki (Zazaca) ve Kurmanci dillerinde yakılan ağıtlar\, yaşananların en canlı kanıtlarıdır: \n\n“Dersim Dört Dağ İçinde”: En bilinen türkülerden biridir. Bölgenin kuşatılmışlığını ve çaresizliğini anlatır.\nSeyit Rıza Ağıtları: İdam edilen Seyit Rıza ve oğlu için yakılan onlarca farklı ağıt\, halk ozanları tarafından günümüze taşınmıştır. Bu eserlerde genellikle “mağaralara sığınan insanlar”\, “Munzur suyunun kan akması” ve “ayrılık” temaları işlenir.\n\n3. Edebiyat ve Sanatın Dili\nYaşanan trajedi\, Türk edebiyatında da yankı bulmuştur: \n\nŞükrü Erbaş: Şiirlerinde bu dönemin bıraktığı derin sızıyı işleyen şairlerdendir.\nHaydar Karataş: “Perperik-a Söe” (Gece Kelebeği) gibi romanlarıyla\, o dönemin atmosferini ve insanların doğayla olan bağının nasıl koptuğunu edebi bir dille anlatır.\nSinema: “Son Sürgün”\, “Babam Sınıfta Kaldı” (kısa film) gibi yapımlar\, toplumsal bellek üzerindeki sürgün ve asimilasyon etkilerini işler.\n\n4. Tarihsel Belgeler: “Mağaralara Gaz Atılması”\nYıllar sonra ortaya çıkan bazı askeri raporlarda ve dönemin harekat planlarında\, sarp kayalıklara ve mağaralara sığınan sivil halka yönelik “zehirli gaz” kullanıldığına dair tartışmalı ancak ciddi veriler tartışılmaya başlanmıştır. Bu\, konunun askeri stratejiden ziyade insani bir felaket olarak değerlendirilmesine yol açan en kritik noktalardan biridir. \nDersim Tertelesi\, bugün hala “yüzleşme” kavramı etrafında konuşulan\, Türkiye’nin en karmaşık ve hassas hafıza alanlarından biridir.
URL:https://dewabp.com/tr/takvim/dersim-tertelesinin-1937-baslamasi/
END:VEVENT
BEGIN:VEVENT
DTSTART;VALUE=DATE:20260506
DTEND;VALUE=DATE:20260507
DTSTAMP:20260323T142600Z
CREATED:20260323T123632Z
LAST-MODIFIED:20260323T142600Z
UID:5779-1778025600-1778111999@dewabp.com
SUMMARY:Üç Fidanın İdamı (6 Mayıs 1972)
DESCRIPTION:Üç Fidanın İdamı\, Türkiye’de 1968 kuşağının öğrenci liderlerinden Deniz Gezmiş\, Yusuf Aslan ve Hüseyin İnan‘ın 6 Mayıs 1972 tarihinde Ankara Merkez Kapalı Cezaevi’nde idam edilmesini ifade eden trajik olaydır. \nBu olay\, Türk siyasi tarihinin en çok tartışılan ve toplumsal bellekte en derin iz bırakan dönemeçlerinden biridir. İşte bu sürecin önemli başlıkları: \n1. Kimdi Bu “Üç Fidan”?\n\nDeniz Gezmiş: Karizmatik kişiliğiyle öne çıkan\, Türkiye Halk Kurtuluş Ordusu’nun (THKO) kurucularındandır.\nYusuf Aslan: THKO kurucularından olup Deniz Gezmiş ile birlikte Sivas/Şarkışla’da yakalanmıştır.\nHüseyin İnan: Örgütün teorisyeni olarak kabul edilir ve grubun en disiplinli isimlerinden biridir.\n\n2. İdama Götüren Süreç\n12 Mart 1971 Muhtırası’nın ardından tutuklanan bu üç genç\, Ankara Sıkıyönetim Komutanlığı 1 No’lu Mahkemesi’nde yargılandılar. Türk Ceza Kanunu’nun 146. maddesini (Anayasa’yı ihlal) ihlal ettikleri gerekçesiyle ölüm cezasına çarptırıldılar. \n3. Siyasi İntikam Tartışmaları\nİdam kararı Meclis’e geldiğinde büyük tartışmalar yaşanmıştır. Dönemin sağ siyasetçileri\, 1961 yılında idam edilen Adnan Menderes\, Fatin Rüştü Zorlu ve Hasan Polatkan’ın intikamını almak amacıyla “Üçe üç!” sloganlarıyla bu idamları desteklemişlerdir. Bu durum\, kararın hukuki olmaktan ziyade siyasi bir misilleme olduğu eleştirilerini beraberinde getirmiştir. \n4. Son Sözleri\nİdam sehpasındaki son sözleri\, onların ideolojik kararlılıklarını simgeler niteliktedir. Deniz Gezmiş’in son sözlerinde Türk ve Kürt halklarının kardeşliğine\, bağımsızlık mücadelesine ve Marksizm-Leninizm’e vurgu yaptığı bilinir. \n5. Toplumsal Hafıza ve Sanattaki Yeri\nİdam edildiklerinde Deniz Gezmiş ve Yusuf Aslan 25\, Hüseyin İnan ise 23 yaşındaydı. Genç yaşta ölüme gitmeleri nedeniyle halk arasında “Üç Fidan” olarak adlandırıldılar. \n\nEdebiyat: Nihat Behram’ın “Darağacında Üç Fidan” kitabı bu süreci anlatan en önemli eserdir.\nMüzik: Zülfü Livaneli’nin “Şarkışla” ve “Hoşçakal Kardeşim Deniz” şarkıları ile Selda Bağcan’ın yorumladığı birçok eser bu trajediyi konu alır.\nŞiir: Can Yücel’in “Mare Nostrum” şiiri (“En güzel deniz henüz gidilmemiş olanıdır” dizeleriyle biten meşhur şiiri) Deniz Gezmiş’e ithaf edilmiştir.
URL:https://dewabp.com/tr/takvim/uc-fidanin-idami/
END:VEVENT
BEGIN:VEVENT
DTSTART;VALUE=DATE:20260506
DTEND;VALUE=DATE:20260507
DTSTAMP:20260330T152449Z
CREATED:20260323T123951Z
LAST-MODIFIED:20260330T152449Z
UID:5783-1778025600-1778111999@dewabp.com
SUMMARY:Hıdrellez
DESCRIPTION:Hıdırellez\, Orta Asya\, Ortadoğu\, Anadolu ve Balkanlar’da neşeyle kutlanan\, baharın gelişini müjdeleyen en kadim bayramlardan biridir. Her yıl 5 Mayıs gecesi başlar ve 6 Mayıs günü boyunca devam eder. \nBu özel günü bu kadar anlamlı kılan temel unsurlar şunlardır: \n1. Hızır ve İlyas Buluşması\nİnanışa göre\, karaların koruyucusu olduğuna inanılan Hızır ile denizlerin koruyucusu olan İlyas peygamberler\, yılda sadece bir kez 5 Mayıs’ı 6 Mayıs’a bağlayan gece yeryüzünde buluşurlar. “Hıdırellez” ismi de bu iki ismin birleşmesinden türetilmiştir. Bu buluşmanın dünyaya bereket\, şifa ve uğur getirdiğine inanılır. \n2. Gelenekler ve Ritüeller\nHıdırellez\, zengin ritüelleriyle bilinen oldukça renkli bir bayramdır: \n\nGül Ağacı Altına Dilek: En yaygın gelenek\, 5 Mayıs akşamı dileklerin bir kağıda çizilip veya yazılıp gül ağacının dibine gömülmesidir. Sabah erkenden bu kağıtlar alınıp akarsuya bırakılır.\nAteşten Atlama: Baharın enerjisini toplamak\, hastalıklardan ve kötülüklerden arınmak amacıyla yakılan ateşin üzerinden üç kez atlanır.\nBereket Ritüelleri: Yiyecek kaplarının\, cüzdanların ve ambarların ağzı o gece açık bırakılır ki Hızır’ın eli değsin\, bereket gelsin.\nDoğa Gezileri: 6 Mayıs günü yeşil alanlara gidilir\, su kenarlarında vakit geçirilir; bu “tazelenme” anlamına gelir.\n\n3. UNESCO Kültürel Mirası\nHıdırellez\, taşıdığı derin kültürel bağlar nedeniyle 2017 yılında UNESCO tarafından **”İnsanlığın Somut Olmayan Kültürel Mirası Temsili Listesi”**ne dahil edilmiştir. \n4. Takvimdeki Yeri\nHalk takvimine göre yıl ikiye ayrılır: 6 Mayıs’tan 7 Kasım’a kadar olan süre Hızır Günleri (Yaz)\, 8 Kasım’dan 5 Mayıs’a kadar olan süre ise Kasım Günleri (Kış) olarak adlandırılır. Yani Hıdırellez\, kışın bitişi ve yazın resmi başlangıcıdır.
URL:https://dewabp.com/tr/takvim/hidrellez/
END:VEVENT
BEGIN:VEVENT
DTSTART;VALUE=DATE:20260510
DTEND;VALUE=DATE:20260511
DTSTAMP:20260330T152313Z
CREATED:20260323T124418Z
LAST-MODIFIED:20260330T152313Z
UID:5785-1778371200-1778457599@dewabp.com
SUMMARY:Anneler Günü
DESCRIPTION:Anneler Günü\, anneleri onurlandırmak\, onlara duyulan sevgiyi dile getirmek ve aile içindeki yerlerini yüceltmek amacıyla dünya çapında kutlanan özel bir gündür. \nTürkiye dahil pek çok ülkede her yıl Mayıs ayının ikinci pazar günü kutlanır. Bu yıl\, yani 2026’da\, Anneler Günü 10 Mayıs Pazar gününe denk gelmektedir. \nİşte bu anlamlı günün hikayesi ve önemi: \n1. Modern Anneler Günü’nün Doğuşu\nBugünkü kutlamaların temeli\, Amerikalı Anna Jarvis‘in 1905 yılında vefat eden annesi için başlattığı anma etkinliğine dayanır. Jarvis\, annesinin “anneler için bir gün ilan edilmeli” arzusunu gerçekleştirmek için büyük bir kampanya yürütmüş ve 1914 yılında bu gün ABD’de resmi olarak kabul edilmiştir. \n2. Antik Dönemden İzler\nAnneler için yapılan kutlamalar aslında çok daha eskidir. Antik Yunan’da tanrıların annesi Rhea onuruna ilkbahar festivalleri düzenlenirken\, Romalılar da benzer şekilde Kybele için kutlamalar yapardı. Yani anneyi kutsama geleneği insanlık tarihi kadar köklüdür. \n3. Kutlama Gelenekleri\n\nHediyeler ve Çiçekler: Anneler Günü’nün simgesi genellikle karanfildir (Anna Jarvis’in annesinin en sevdiği çiçek).\nAile Buluşmaları: Genellikle ailece yenen yemekler ve annelerin o gün ev işlerinden uzak tutulması gelenekselleşmiştir.\nManevi Değer: Maddi hediyelerden ziyade\, çocukların el emeğiyle hazırladığı kartlar veya içten bir teşekkür bu günün asıl ruhunu oluşturur.\n\n4. Farklı Tarihler\nHer ne kadar Mayıs ayının ikinci pazarı en yaygın tarih olsa da\, örneğin İngiltere’de “Mothering Sunday” adıyla Paskalya’dan üç hafta önce\, Arap ülkelerinin çoğunda ise 21 Mart’ta (ilkbahar ekinoksunda) kutlanır.
URL:https://dewabp.com/tr/takvim/anneler-gunu/
END:VEVENT
BEGIN:VEVENT
DTSTART;VALUE=DATE:20260515
DTEND;VALUE=DATE:20260516
DTSTAMP:20260330T152908Z
CREATED:20260323T124849Z
LAST-MODIFIED:20260330T152908Z
UID:5788-1778803200-1778889599@dewabp.com
SUMMARY:Uluslararası Aile Günü
DESCRIPTION:Uluslararası Aile Günü\, her yıl 15 Mayıs tarihinde kutlanan\, ailenin toplumun temel taşı olduğu bilincini pekiştirmeyi ve ailelerin karşılaştığı sorunlara küresel çapta dikkat çekmeyi amaçlayan bir gündür. \nBu özel günün arka planını ve önemini şu noktalarla özetleyebiliriz: \n1. Tarihçesi ve Birleşmiş Milletler Kararı\nBirleşmiş Milletler Genel Kurulu\, 1993 yılında aldığı bir kararla 15 Mayıs’ı “Uluslararası Aile Günü” olarak ilan etmiştir. İlk kez 1994 yılında kutlanmaya başlanan bu günün temel amacı\, uluslararası toplumun aile konusundaki duyarlılığını artırmaktır. \n2. Her Yıl Farklı Bir Tema\nBM\, her yıl aileleri etkileyen güncel bir küresel meseleyi “ana tema” olarak belirler. Örneğin geçmiş yıllarda şu konular işlenmiştir: \n\nİklim Değişikliği ve Aileler: Sürdürülebilir yaşam alışkanlıklarının aile içinde başlaması.\nTeknoloji ve Aile: Dijitalleşmenin aile içi iletişime etkileri.\nDemografik Değişimler: Yaşlanan nüfusun aile yapısı üzerindeki etkisi.\n\n3. Temel Amaçları\n\nDayanışma: Aile bireyleri arasındaki bağları güçlendirmek.\nEşitlik: Aile içinde toplumsal cinsiyet eşitliğini ve çocuk haklarını savunmak.\nRefah: Ekonomik zorluklar yaşayan ailelerin desteklenmesi için hükümetleri sosyal politikalar üretmeye teşvik etmek.\n\n4. Aile Haftası\nTürkiye’de 15 Mayıs’ı kapsayan hafta genellikle “Aile Haftası” olarak kutlanır. Bu hafta boyunca okullarda ve sosyal hizmet kurumlarında ailenin önemi\, sağlıklı çocuk yetiştirme ve kuşaklar arası iletişim gibi konularda seminerler ve etkinlikler düzenlenir.
URL:https://dewabp.com/tr/takvim/uluslararasi-aile-gunu/
END:VEVENT
BEGIN:VEVENT
DTSTART;TZID=UTC:20260517T080000
DTEND;TZID=UTC:20260517T170000
DTSTAMP:20260323T141947Z
CREATED:20260323T125012Z
LAST-MODIFIED:20260323T141947Z
UID:5790-1779004800-1779037200@dewabp.com
SUMMARY:Mahsuni Şerif'in ölüm günü (2002)
DESCRIPTION:Şerif Mahzuni \, (17 Kasım 1939\, Berçenek\, Afşin Kahramanmaraş – † 17 Mayıs 2002\, Köln)\nAşık Mahzuni Şerif (asıl adıyla Şerif Cırık)\, 20. yüzyıl halk edebiyatının en gür sesli ozanlarından biri\, toplumsal adaletsizliğe karşı duruşuyla simgeleşmiş bir “halkın sanatçısı”dır. 1940 yılında Kahramanmaraş’ın Afşin ilçesinde doğmuş\, 2002 yılında vefat etmiştir. \nOnu modern çağın en büyük ozanlarından biri yapan temel özellikleri şunlardır: \n1. Muhalif ve Toplumcu Kimliği\nMahzuni Şerif\, geleneksel âşıklık geleneğini (doğa\, aşk\, inanç) alıp onu sert bir toplumsal eleştiri ve siyaset felsefesiyle birleştirmiştir. Yoksulluk\, yolsuzluk ve haksızlık karşısında kalemini ve sazını bir silah gibi kullanmış; bu uğurda hapis yatmış\, konserleri yasaklanmış ancak geri adım atmamıştır. \n2. Eserlerindeki Evrensel Derinlik\n450’den fazla plağı\, 50’den fazla kaseti ve binlerce şiiri bulunan ozanın en bilinen eserleri\, bugün bile her kuşaktan insan tarafından ezbere bilinir: \n\n“Dom Dom Kurşunu”: Toplumsal yozlaşmaya ve zulme bir başkaldırıdır.\n“Yuh Yuh”: Yolsuzluk yapanlara\, halkı sömürenlere karşı yazılmış bir yergi şaheseridir.\n“İşte Gidiyorum Çeşm-i Siyahım”: Türk halk müziğinin en derin ve dokunaklı vedalarından biri kabul edilir.\n“Sarı Saçlım Mavi Gözlüm”: Mustafa Kemal Atatürk’e duyulan özlemi dile getiren en güçlü eserlerden biridir.\n\n3. “Modern Zamanların Pir Sultan’ı”\nMüzik otoriteleri ve halk\, onu sözünü sakınmayan tavrı nedeniyle “Yirminci Yüzyılın Pir Sultan Abdal’ı” olarak nitelendirir. Sadece bağlama çalmakla kalmamış\, halkın dertlerini radyo ve televizyonun olmadığı dönemlerde köy köy gezerek dile getirmiştir. \n4. Müziğe Teknik Katkısı\nBağlama icrasında kendine has\, “tok” ve sert bir vuruş tekniği (mızrap tavrı) geliştirmiştir. Sesi\, Anadolu’nun yanık ve isyankar ruhunu yansıtır. Eserleri sadece halk müziği sanatçıları tarafından değil\, Selda Bağcan’dan Moğollar’a\, Edip Akbayram’dan rock gruplarına kadar çok geniş bir yelpazede yeniden yorumlanmıştır. \n\nAşık Mahzuni Şerif‘in hem yaşamı hem de eserleri\, Anadolu’nun toplumsal hafızasına kazınmış birer hikâyedir. \n1. “Yuh Yuh” Türküsünün Hikâyesi ve Ruhu\nMahzuni Şerif\, bu eseri sadece bir “türkü” olsun diye değil\, toplumsal bir manifesto olarak yazmıştır. \n\nYolsuzluğa Başkaldırı: 1970’li yılların siyasi ve ekonomik çalkantıları içinde; halkın emeğini sömürenlere\, rüşvetçilere ve ikiyüzlü siyasetçilere karşı duyduğu öfkeyi dile getirir.\nMizahi Eleştiri: Şarkıdaki “Gözü kör olmayasıca / Gönlü şad olmayasıca” gibi ifadelerle\, Anadolu’nun o kendine has yergi (taşlama) kültürünü en sert ve en zekice haliyle kullanmıştır.\nEvrenselliği: Bugün bile herhangi bir haksızlık karşısında ilk akla gelen eserlerden biri olması\, Mahzuni’nin halkın ortak vicdanına ne kadar dokunduğunun bir kanıtıdır.\n\n2. Hacıbektaş’a Defnedilme İradesi\nMahzuni Şerif\, 17 Mayıs 2002’de Almanya’da vefat ettiğinde\, vasiyeti üzerine Nevşehir’in Hacıbektaş ilçesine defnedilmiştir. \n\nNeden Hacıbektaş? Hacı Bektaş-ı Veli\, onun felsefesinin\, inancının ve beslendiği damarın kaynağıdır. Mezarı\, Hacı Bektaş-ı Veli Türbesi’nin yakınındaki “Çilehane” bölgesindedir.\nKomşusu İlhan Selçuk: İlginç bir bilgi olarak; Türk basınının usta kalemi İlhan Selçuk da vefat ettiğinde\, vasiyeti üzerine Hacıbektaş’ta Mahzuni Şerif’in mezarının hemen yanına defnedilmiştir. Bu iki isim yan yana\, Anadolu aydınlanmasının ve halkın sesinin sönmeyen birer sembolü olarak yatmaktadır.\n\n3. “İşte Gidiyorum Çeşm-i Siyahım” Üzerine Bir Not\nBu eser de en az “Yuh Yuh” kadar meşhurdur ancak bambaşka bir duyguyu temsil eder. Mahzuni\, bu deyişi aslında eşine hitaben\, o zorlu hapis ve sürgün yıllarının verdiği hüzünle kaleme almıştır. Modern müziğin her türünde (Rock\, Pop\, Caz) en çok yorumlanan türkülerin başında gelir.
URL:https://dewabp.com/tr/takvim/mahsuni-serif-in-2002-olum-gunu/
END:VEVENT
BEGIN:VEVENT
DTSTART;VALUE=DATE:20260518
DTEND;VALUE=DATE:20260519
DTSTAMP:20260518T114143Z
CREATED:20260518T113604Z
LAST-MODIFIED:20260518T114143Z
UID:6762-1779062400-1779148799@dewabp.com
SUMMARY:İbrahim Kaypakkaya: Ölüm yıl dönümü
DESCRIPTION:İbrahim Kaypakkaya (1949 – 1973)\, Türkiye’deki 68 kuşağı devrimci gençlik hareketinin en dikkat çeken teorisyenlerinden ve liderlerinden biridir. \n\nEğitimi ve Gençlik Yılları: Çorum doğumlu olan Kaypakkaya\, İstanbul Üniversitesi Fen Fakültesi Fizik Bölümü’nde okurken dönemin sol nitelikli gençlik eylemlerine ve Fikir Kulüpleri Federasyonu (FKF) gibi yapılara dahil oldu.\nSiyasi Ayrışması ve Önemi: Dönemin diğer sol liderlerinden (Deniz Gezmiş veya Mahir Çayan gibi) farklı olarak ideolojik açıdan Maoizm’i (Mao Zeydung düşüncesini) benimsedi. Türkiye toplumunun yapısı\, toprak meselesi ve ulusal sorunlar üzerine o dönem için çok tartışılan farklı teoriler geliştirdi. TKP/ML (Türkiye Komünist Partisi/Marksist-Leninist) örgütünü kurdu.\n\nNe Zaman ve Nasıl Hayatını Kaybetti?\n\nYakalanması: 1973 yılının Ocak ayında Tunceli (Dersim) bölgesinde bir çatışmada yaralandı. Bir süre saklansa da sığındığı köyde ihbar edilerek yakalandı ve yaralı halde uzun bir mesafe yürütülerek Diyarbakır’a götürüldü.\nÖlüm Nedeni ve Tarihi: Götürüldüğü Diyarbakır Sıkıyönetim Cezaevi’nde yaklaşık 3\,5 ay boyunca çok ağır sorgu ve işkencelere maruz kaldı. Siyasi literatürde sorgularda hiçbir isim ve bilgi vermediği için “ser verip sır vermeyen” olarak anıldı. İbrahim Kaypakkaya\, bu ağır işkence sürecinin ardından 18 Mayıs 1973 tarihinde\, henüz 24 yaşındayken hayatını kaybetti.\n\n\nTarihi Yanılgı Notu: Deniz Gezmiş\, Yusuf Aslan ve Hüseyin İnan’ın 6 Mayıs 1972’deki idamları toplum hafızasında çok yer ettiği için\, o dönemin diğer liderlerinin de asıldığına dair yaygın bir yanılgı oluşabilmektedir. Ancak Kaypakkaya’nın yaşamı cezaevindeki işkence odalarında son bulmuştur.
URL:https://dewabp.com/tr/takvim/ibrahim-kaypakkaya-olum-yil-donumu/
END:VEVENT
BEGIN:VEVENT
DTSTART;VALUE=DATE:20260519
DTEND;VALUE=DATE:20260520
DTSTAMP:20260323T135214Z
CREATED:20260323T134617Z
LAST-MODIFIED:20260323T135214Z
UID:5804-1779148800-1779235199@dewabp.com
SUMMARY:Atatürk'ü Anma Gençlik ve Spor Bayramı
DESCRIPTION:19 Mayıs Atatürk’ü Anma\, Gençlik ve Spor Bayramı\, Türkiye Cumhuriyeti’nin temellerinin atıldığı\, bağımsızlık meşalesinin yakıldığı ve bizzat Mustafa Kemal Atatürk tarafından Türk gençliğine armağan edilmiş çok özel bir milli bayramdır. \nBu günün tarihsel ve toplumsal önemini şu başlıklarla özetleyebiliriz: \n1. Milli Mücadele’nin Başlangıcı\n19 Mayıs 1919\, Mustafa Kemal Paşa’nın Bandırma Vapuru ile Samsun’a ayak bastığı tarihtir. Bu olay\, Birinci Dünya Savaşı sonrası işgal edilen Anadolu topraklarını kurtarmak için başlatılan Kurtuluş Savaşı’nın fiili başlangıcı kabul edilir. Bu yüzden 19 Mayıs\, modern Türkiye’nin doğum günü sayılır. \n2. Gençliğe Armağan Ediliş Hikayesi\nAtatürk\, milli mücadelenin başarıya ulaşmasının ardından\, Cumhuriyet’in korunması ve geliştirilmesi görevini gençlere bırakmıştır. Bayramın adı zaman içinde değişmiş olsa da\, 1938’den itibaren resmen “Gençlik ve Spor Bayramı” olarak kutlanmaya başlanmış\, 1981 yılında ise bugünkü hali olan “Atatürk’ü Anma\, Gençlik ve Spor Bayramı” adını almıştır. \n3. “Doğum Günüm” Demesi\nAtatürk’e ne zaman doğduğu sorulduğunda\, resmi bir kayıt bulunmadığı için “Neden 19 Mayıs olmasın?” diyerek bu günü kendi doğum günü olarak kabul etmiştir. Bu da günün manevi değerini katlamaktadır. \n4. Spor ve Coşku\nBayramın “Spor” ayağı\, gençlerin fiziksel ve zihinsel gelişimine verilen önemi simgeler. Her yıl stadyumlarda\, meydanlarda ve okullarda düzenlenen jimnastik gösterileri\, spor müsabakaları ve geçit törenleri bu coşkunun bir parçasıdır. Samsun’dan getirilen “Sevgi Bayrağı”nın Ankara’da Cumhurbaşkanı’na sunulması da en anlamlı geleneklerden biridir.
URL:https://dewabp.com/tr/takvim/ataturku-anma-genclik-ve-spor-bayrami/
END:VEVENT
BEGIN:VEVENT
DTSTART;VALUE=DATE:20260527
DTEND;VALUE=DATE:20260528
DTSTAMP:20260323T143529Z
CREATED:20260323T143353Z
LAST-MODIFIED:20260323T143529Z
UID:5826-1779840000-1779926399@dewabp.com
SUMMARY:Askeri Darbe (1960)
DESCRIPTION:27 Mayıs 1960 Askeri Darbesi\, Türkiye Cumhuriyeti tarihinin ilk askeri müdahalesidir. Demokrat Parti (DP) iktidarına karşı\, Türk Silahlı Kuvvetleri içerisindeki bir grup subay tarafından gerçekleştirilmiştir. \nBu olayın nedenlerini\, gelişimini ve sonuçlarını şu şekilde özetleyebiliriz:\n\n1. Darbeye Giden Nedenler\nSiyasi Gerginlik: DP iktidarı ile ana muhalefet partisi CHP arasındaki gerilimin artması.\nTahkikat Komisyonu: Muhalefeti ve basını denetlemek amacıyla geniş yetkilerle donatılmış bir komisyonun kurulması\, otoriterleşme iddialarını güçlendirdi.\nÖğrenci Olayları: Ankara ve İstanbul’da üniversite öğrencilerinin başlattığı protestolar (28-29 Nisan olayları ve 555K eylemi) ve bu olaylara polisin sert müdahalesi.\nEkonomik Sıkıntılar: 1950’lerin sonuna doğru artan enflasyon ve ekonomik darboğazın halkta yarattığı huzursuzluk.\n\n2. Darbenin Gerçekleşmesi\n\n27 Mayıs Sabahı: Albay Alparslan Türkeş tarafından radyoda okunan bildiriyle Türk Silahlı Kuvvetleri’nin yönetime el koyduğu tüm dünyaya duyuruldu.\nMilli Birlik Komitesi (MBK): Yönetimi devralan bu komitenin başına Orgeneral Cemal Gürsel getirildi.\nTutuklamalar: Cumhurbaşkanı Celal Bayar\, Başbakan Adnan Menderes ve hükümet üyeleri tutuklanarak Yassıada‘ya gönderildi.\n\n3. Yassıada Yargılamaları ve İdamlar\n\nYassıada’da kurulan “Yüksek Adalet Divanı” tarafından yapılan yargılamalar sonucunda birçok DP’li hapis cezasına çarptırıldı. Ancak en sarsıcı sonuç\, üç ismin idam edilmesi oldu:\nAdnan Menderes (Başbakan)\nFatin Rüştü Zorlu (Dışişleri Bakanı)\nHasan Polatkan (Maliye Bakanı) İdamlar\, Eylül 1961’de İmralı Adası’nda infaz edildi.\n\n4. Sonuçları ve Etkileri\n\n1961 Anayasası: Türkiye’nin daha özgürlükçü olduğu kabul edilen yeni anayasası hazırlandı.\nSiyasi Yasaklar: DP kapatıldı ve yöneticilerine siyasi yasaklar getirildi.\nDemokrasiye Etkisi: Bu darbe\, Türkiye’de ordunun siyasete müdahale geleneğinin başlangıcı kabul edilmiş ve uzun yıllar boyunca Türk demokrasisi üzerinde bir vesayet tartışmasına yol açmıştır.
URL:https://dewabp.com/tr/takvim/askeri-darbe-1960/
END:VEVENT
BEGIN:VEVENT
DTSTART;VALUE=DATE:20260528
DTEND;VALUE=DATE:20260529
DTSTAMP:20260325T081357Z
CREATED:20260323T144418Z
LAST-MODIFIED:20260325T081357Z
UID:5829-1779926400-1780012799@dewabp.com
SUMMARY:Çorum Katliamı (1980)
DESCRIPTION:Çorum Katliamı\, 1980 yılının Mayıs ve Temmuz ayları arasında Çorum’da meydana gelen\, toplumsal kutuplaşmanın ve provokasyonların derinleşmesi sonucu yaşanan trajik olayları ifade eder. Türkiye’nin 12 Eylül 1980 askeri darbesine giden sürecindeki en kanlı ve sarsıcı duraklarından biridir. \nOlayların gelişimini ve arka planını şu başlıklarla özetleyebiliriz: \n1. Sosyal ve Siyasi Ortam\n1980 yılı Türkiye’si\, “sağ-sol” çatışmasının zirve yaptığı\, ekonomik krizin ve siyasi istikrarsızlığın hüküm sürdüğü bir dönemdi. Çorum; hem etnik hem de mezhepsel (Alevi-Sünni) çeşitliliği nedeniyle\, bu gerilimi tırmandırmak isteyen odaklarca hedef seçilmiştir. \n2. Olayların Başlaması (Mayıs 1980)\nKatliamın fitili\, 19 Mayıs kutlamalarının “ahlaka aykırı” olduğu yönündeki asılsız dedikodular ve dönemin MHP Genel Başkan Yardımcısı Gün Sazak’ın Ankara’da suikast sonucu öldürülmesiyle ateşlendi. Sazak’ın cenazesinden sonra Çorum’da gerginlik had safhaya ulaştı. \n3. “Camiler Yakılıyor” Provokasyonu (3 Temmuz 1980)\nOlayların en kanlı evresi 3 Temmuz günü yaşandı. Şehirde “Alaaddin Camii bombalanıyor” veya “Sulara zehir katıldı” gibi tamamen yalan olan anonslar ve dedikodular yayıldı. Bu provokasyonun ardından galeyana gelen gruplar\, Alevilerin ve sol görüşlü kişilerin yoğunlukta yaşadığı mahallelere (özellikle Milönü Mahallesi) saldırdı. \n4. Sonuçlar ve Bilanço\n\nCan Kayıpları: Resmi verilere göre 57 kişi hayatını kaybetmiş\, yüzlerce kişi yaralanmıştır. Ancak yerel kaynaklar ve tanıklıklar gerçek kaybın daha yüksek olduğunu belirtmektedir.\nMaddi Hasar: Yüzlerce ev ve iş yeri yağmalanmış veya ateşe verilmiştir.\nGöç: Olayların ardından Çorum’da yaşayan pek çok aile\, güvenlik endişesiyle şehri terk etmek zorunda kalmış; bu durum şehrin demografik yapısını kalıcı olarak değiştirmiştir.\n\n5. Tarihsel Önemi\nÇorum Katliamı\, sadece bir mezhep çatışması değil; 12 Eylül darbesine zemin hazırlayan\, halkı birbirine kırdırarak “ordu müdahalesini kaçınılmaz kılma” stratejisinin bir parçası olarak değerlendirilir. Maraş Katliamı ile benzerlikler taşır ve Türkiye’nin toplumsal barışına vurulmuş en ağır darbelerden biridir. \nhttps://gercekhaberajansi.org/corum-katliami/
URL:https://dewabp.com/tr/takvim/corum-katliami-1980/
END:VEVENT
BEGIN:VEVENT
DTSTART;VALUE=DATE:20260529
DTEND;VALUE=DATE:20260530
DTSTAMP:20260323T144726Z
CREATED:20260323T144707Z
LAST-MODIFIED:20260323T144726Z
UID:5834-1780012800-1780099199@dewabp.com
SUMMARY:İstanbul' un Fethi (1453)
DESCRIPTION:Istanbul’un Fethi\, 29 Mayıs 1453 tarihinde Osmanlı Padişahı II. Mehmed (Fatih Sultan Mehmed) komutasındaki Osmanlı ordusunun\, Bizans İmparatorluğu’nun başkenti olan Konstantinopolis’i ele geçirmesidir. \nBu olay\, sadece Türk tarihi için değil\, dünya tarihi için de büyük bir kırılma noktasıdır. Fethin önemli aşamalarını ve sonuçlarını şöyle özetleyebiliriz: \n1. Kuşatma Hazırlıkları ve Strateji\nFatih Sultan Mehmed\, şehri alabilmek için dâhice bir hazırlık süreci yürüttü: \n\nRumeli Hisarı: Boğaz’ın kuzeyinden gelebilecek yardımları kesmek için Anadolu Hisarı’nın tam karşısına inşa edildi.\nŞahi Topları: Dönemin en büyük ve güçlü topları döktürüldü. Bu toplar\, o zamana kadar “yıkılamaz” denilen Bizans surlarını delmek için kullanıldı.\nGemilerin Karadan Yürütülmesi: Haliç’in girişindeki devasa zinciri aşamayan Osmanlı ordusu\, bir gecede 70 kadar gemiyi yağlı kalaslar üzerinde karadan (bugünkü Dolmabahçe-Pera hattı) yürüterek Haliç’e indirdi.\n\n2. Siyasi ve Sosyal Sonuçlar\n\nİmparatorluktan Cihan Devletine: Osmanlı Devleti\, bu fetihle birlikte bir Balkan devleti olmaktan çıkıp tam anlamıyla bir imparatorluk haline geldi.\nİslam Dünyasındaki Saygınlık: Hz. Muhammed’in “Konstantiniyye mutlaka fetholunacaktır. Onu fetheden komutan ne güzel komutandır…” hadisindeki müjdeye nail olunması\, Osmanlı’nın İslam dünyasındaki liderliğini pekiştirdi.\nBaşkent İstanbul: İstanbul\, Osmanlı Devleti’nin yeni başkenti oldu ve kısa sürede dünyanın kültür\, sanat ve ticaret merkezi haline getirildi.\n\n3. Dünya Tarihini Değiştiren Etkiler\n\nÇağ Kapanıp Çağ Açıldı: Orta Çağ sona erdi ve Yeni Çağ başladı.\nRönesans’ın Tetiklenmesi: Bizanslı bilim insanlarının ve sanatçıların İtalya’ya kaçması\, orada antik Yunan ve Roma kültürünün yeniden keşfedilmesine (Rönesans) zemin hazırladı.\nCoğrafi Keşifler: İpek ve Baharat yollarının tamamen Osmanlı kontrolüne geçmesi\, Avrupalıları yeni ticaret yolları aramaya itti ve bu da Coğrafi Keşifler’in başlamasına neden oldu.\nDerebeyliğin (Feodalizm) Çöküşü: Büyük topların surları yıkabildiğinin görülmesi\, Avrupa’daki şatolarına güvenen derebeylerin gücünü kırdı ve merkezi krallıklar güçlendi.
URL:https://dewabp.com/tr/takvim/istanbul-un-fethi-1453/
END:VEVENT
BEGIN:VEVENT
DTSTART;VALUE=DATE:20260531
DTEND;VALUE=DATE:20260601
DTSTAMP:20260330T153435Z
CREATED:20260323T144901Z
LAST-MODIFIED:20260330T153435Z
UID:5837-1780185600-1780271999@dewabp.com
SUMMARY:Dünya Sigarasız Günü
DESCRIPTION:Dünya Sigarasız Günü (World No Tobacco Day)\, her yıl 31 Mayıs tarihinde\, tütün ürünlerinin kullanımının sağlık üzerindeki yıkıcı etkilerine dikkat çekmek ve tütün endüstrisinin pazarlama taktiklerine karşı farkındalık yaratmak amacıyla kutlanan küresel bir gündür. \nDünya Sağlık Örgütü (WHO) tarafından 1987 yılında kabul edilen bu günün temel amaçları şunlardır: \n1. Sağlık Risklerine Karşı Farkındalık\nTütün kullanımı; kanser\, kalp hastalıkları ve kronik solunum yolu rahatsızlıklarının en büyük önlenebilir nedenidir. Bu özel günde\, sadece sigara içenlerin değil\, “pasif içici” durumundaki çocukların ve yetişkinlerin maruz kaldığı tehlikeler de vurgulanır. \n2. Tütün Endüstrisi ile Mücadele\nDünya Sigarasız Günü\, tütün şirketlerinin özellikle gençleri hedef alan reklam ve lobi faaliyetlerine karşı bir direnç oluşturmayı hedefler. Her yıl farklı bir tema belirlenir; örneğin bazı yıllarda “gençleri korumak”\, bazı yıllarda ise “tütünün çevreye verdiği zararlar” (üretim aşamasındaki su tüketimi ve ormansızlaşma gibi) ön plana çıkarılır. \n3. Bırakmak İçin Bir Fırsat\n31 Mayıs\, dünya genelinde milyonlarca insan için sigarayı bırakma yolunda atılan “ilk gün” olarak sembolik bir önem taşır. Birçok ülkede bu güne özel ücretsiz danışmanlık hatları ve bırakma kampanyaları yoğunlaştırılır. \n4. Çevresel Etkiler\nSigara izmaritlerinin dünyada en çok atılan atık türü olduğu ve içindeki plastiklerin doğada yüzlerce yıl yok olmadığı gerçeği\, son yıllarda bu günün en önemli gündem maddelerinden biri haline gelmiştir.
URL:https://dewabp.com/tr/takvim/dunya-sigarasiz-gunu/
END:VEVENT
END:VCALENDAR