BEGIN:VCALENDAR
VERSION:2.0
PRODID:-//Dewa Bulmıs &amp; Palanqa - ECPv6.15.20//NONSGML v1.0//EN
CALSCALE:GREGORIAN
METHOD:PUBLISH
X-WR-CALNAME:Dewa Bulmıs &amp; Palanqa
X-ORIGINAL-URL:https://dewabp.com/tr
X-WR-CALDESC:Dewa Bulmıs &amp; Palanqa için etkinlikler
REFRESH-INTERVAL;VALUE=DURATION:PT1H
X-Robots-Tag:noindex
X-PUBLISHED-TTL:PT1H
BEGIN:VTIMEZONE
TZID:UTC
BEGIN:STANDARD
TZOFFSETFROM:+0000
TZOFFSETTO:+0000
TZNAME:UTC
DTSTART:20250101T000000
END:STANDARD
END:VTIMEZONE
BEGIN:VEVENT
DTSTART;VALUE=DATE:20260625
DTEND;VALUE=DATE:20260626
DTSTAMP:20260515T182735
CREATED:20260324T132906Z
LAST-MODIFIED:20260324T133001Z
UID:5915-1782345600-1782431999@dewabp.com
SUMMARY:10 Muharrem- İmam Hüseyin' in Şahadet
DESCRIPTION:10 Muharrem\, İslam tarihinde Aşure Günü olarak bilinen ve Hz. Muhammed’in torunu İmam Hüseyin ile yanındaki 72 yareninin Kerbela’da şehit edildiği\, derin bir yas ve matem günüdür. \nBu olay\, sadece bir askeri çatışma değil; haksızlığa\, zulme ve istibdada karşı sergilenen en büyük “onur direnişi” olarak kabul edilir. \n1. Kerbela Olayı Nedir? (Hicri 61 / Miladi 680)\nEmevi halifesi Muaviye’nin ölümünden sonra yerine geçen oğlu Yezid\, kendisine biat etmeyen İmam Hüseyin’in üzerine ordu göndermiştir. İmam Hüseyin; adaleti savunmak\, İslam’ın özünü korumak ve yozlaşmaya “hayır” demek için ailesiyle birlikte Küfe’ye doğru yola çıkmıştır. \n2. Şahadet Süreci\n\nKuşatma ve Susuzluk: İmam Hüseyin ve beraberindekiler\, Kerbela çölünde Yezid’in binlerce kişilik ordusu tarafından kuşatıldı. Fırat Nehri’ne ulaşmaları engellenerek günlerce susuz bırakıldılar.\n10 Muharrem Günü: Eşit olmayan bu mücadelede İmam Hüseyin’in kardeşleri\, evlatları (henüz bebek olan Ali Asgar dahil) ve sadık dostları birer birer şehit düştü.\nİmam Hüseyin’in Şahadeti: En son kendisi de ağır yaralar almasına rağmen teslim olmamış ve kalleşçe şehit edilmiştir. Bu olaydan sadece ağır hasta olan oğlu İmam Zeynel Abidin sağ kurtulabilmiş\, böylece Ehlibeyt soyu devam etmiştir.\n\n3. İnanç ve Toplumdaki Anlamı\n\nAlevi-Bektaşi Geleneğinde: Bu gün\, “Matem Orucu”nun zirve noktasıdır. Kerbela şehitleri için ağıtlar (mersiyeler) yakılır\, cemevlerinde “Yass-ı Matem” erkânları yürütülür.\nEvrensel Mesaj: “Her yer Kerbela\, her gün Aşure” sözüyle bu acının tazeliği ve zulme karşı duruşun sürekliliği vurgulanır. Gandhi ve Nelson Mandela gibi liderler bile İmam Hüseyin’in bu direnişini bir ilham kaynağı olarak nitelemişlerdir.\n\n\nAşure Lokmasının Sırrı\nMatemin bitiminde (12. günden sonra) pişirilen Aşure\, aslında İmam Zeynel Abidin’in kurtuluşuna ve insanlığın yeniden yeşermesine duyulan bir şükürdür. İçindeki her farklı malzeme\, birliği ve beraberliği temsil eder. \n2026 yılında 10 Muharrem (Aşure Günü)\, miladi takvime göre 25 Haziran Perşembe gününe denk gelmektedir. \nİmam Hüseyin’in “Zilletle yaşamaktansa izzetle ölmek yeğdir” sözü\, sadece o anki bir tercihi değil\, yüzyıllardır haksızlığa karşı duran herkes için bir yaşam felsefesini temsil eder. Bu duruş\, edebiyatımızda en lirik ve hüzünlü haliyle Mersiyeler üzerinden dile getirilmiştir. \n1. Mersiyeler: Kerbela’nın Edebi Sesi\nMersiye\, sevilen birinin ardından duyulan acıyı anlatan şiir türüdür. Türk edebiyatında Kerbela üzerine yazılmış binlerce mersiye vardır. Bunların içinde en sarsıcı olanı şüphesiz Fuzuli’nin “Hadikatü’s-Süeda” (Saadete Ermişlerin Bahçesi) eseridir. \nFuzuli\, o meşhur dizelerinde şöyle haykırır: \n\n“Mâh-ı Muharrem oldu meserret harâm oldu\, Matem günüdür asıla diller tamâm oldu.” (Muharrem ayı geldi\, sevinç haram oldu; artık dillerin susacağı\, matemin başlayacağı gündür.) \n\n2. İmam Hüseyin’in Direniş Felsefesi\nİmam Hüseyin\, Kerbela’ya giderken sonucun şehadet olacağını biliyordu. Ancak onun amacı askeri bir zafer değil\, ahlaki bir zaferdi. \n\nOnur: “Benden Yezid gibi birine biat etmemi beklemeyin\,” diyerek zalimin otoritesini reddetmiştir.\nFeda: Sadece kendi canını değil\, ailesini de bu yolda siper ederek davasının ciddiyetini dünyaya göstermiştir.\nUyanış: Onun şehadeti\, İslam dünyasında derin bir uyanışa ve haksızlığa karşı sessiz kalmama bilincine yol açmıştır.\n\n3. Kerbela Şiirlerinden Bir Örnek\nHalk ozanlarımız da bu acıyı sazıyla sözüyle bugüne taşımıştır. İşte o çok bilinen dizelerden biri: \n\n“Kerbela’nın yazıları\, Şehit oldu gazileri\, Fatma Ana kuzuları\, Hasan ile Hüseyin’dir.” \n\n\nAşure Lokmasının Sembolizmi (28 Haziran 2026)\nMatemin 12. gününde (2026’da 28 Haziran Pazar) pişirilecek olan Aşure\, bu büyük acının ardından gelen “yaşamın devamlılığı” şükrüdür: \n\nÇeşitlilik: İçindeki nohut\, fasulye\, buğday\, fındık\, üzüm gibi birbirinden çok farklı malzemeler; farklı inanç ve kökenden insanların bir kazan içinde\, tatlarını kaybetmeden ama bir bütün olarak kaynamasını simgeler.\nPaylaşım: Aşure asla tek başına yenmez; komşularla\, yoksullarla paylaşılır. Bu\, Kerbela’daki “bencilliğe ve açgözlülüğe” karşı verilmiş toplumsal bir cevaptır.
URL:https://dewabp.com/tr/takvim/10-muharrem-imam-huseyin-in-sahadet/
END:VEVENT
BEGIN:VEVENT
DTSTART;VALUE=DATE:20260625
DTEND;VALUE=DATE:20260626
DTSTAMP:20260515T182735
CREATED:20260324T133231Z
LAST-MODIFIED:20260330T154404Z
UID:5919-1782345600-1782431999@dewabp.com
SUMMARY:Kore Savaşı (1950- 1953)
DESCRIPTION:Kore Savaşı\, 25 Haziran 1950’de Kuzey Kore’nin Güney Kore’yi işgal etmesiyle başlayan ve Soğuk Savaş döneminin ilk büyük sıcak çatışması kabul edilen uluslararası bir savaştır. \nBu savaş\, sadece iki Kore arasında değil\, ideolojik olarak bölünmüş dünyanın (Doğu ve Batı blokları) bir hesaplaşma sahası haline gelmiştir. İşte savaşın ana hatları: \n1. Savaşın Nedenleri ve Taraflar\nİkinci Dünya Savaşı sonrası Kore\, 38. paralel sınır kabul edilerek ikiye bölündü. Kuzeyde Sovyetler Birliği ve Çin destekli komünist bir yönetim\, güneyde ise ABD destekli demokratik bir yönetim kuruldu. \n\nKuzey Blok: Kuzey Kore\, Çin Halk Cumhuriyeti ve Sovyetler Birliği.\nGüney Blok (Birleşmiş Milletler): Güney Kore\, ABD ve aralarında Türkiye’nin de bulunduğu 16 Birleşmiş Milletler üyesi ülke.\n\n2. Türkiye’nin Savaşa Katılması\nTürkiye\, Birleşmiş Milletler’in çağrısına cevap vererek Kore’ye asker gönderen ilk ülkelerden biri olmuştur. Bu kararın arka planındaki temel sebep\, Türkiye’nin Sovyet tehdidine karşı NATO’ya üye olma isteğidir. \n\nTuğgeneral Tahsin Yazıcı komutasındaki 5.090 kişilik Türk Tugayı\, savaşın en kritik cephelerinde görev almıştır.\nÖzellikle Kunu-ri Muharebesi‘nde Türk askerinin gösterdiği kahramanlık\, müttefik ordularının imha edilmesini önleyerek savaşın seyrini değiştirmiştir.\n\n3. Savaşın Sonu: Panmunjom Ateşkes Antlaşması\nÜç yıl süren şiddetli çatışmaların ardından\, 27 Temmuz 1953’te bir ateşkes imzalandı. \n\nSonuç: Savaş bir barış antlaşmasıyla değil\, sadece “ateşkes” ile durdu. Bu yüzden teknik olarak Kuzey ve Güney Kore günümüzde hâlâ savaş halindedir.\nSınır yine 38. paralel civarında kaldı ve iki ülke arasında “Askerden Arındırılmış Bölge” (DMZ) oluşturuldu.\n\n4. Türk “Mehmetçik” ve “Ayla”\nTürk askerleri\, Kore’de sadece savaşmamış\, aynı zamanda savaş mağduru çocuklar için Ankara Okulu’nu kurarak onlara sahip çıkmıştır. \n\nAstsubay Süleyman Dilbirliği ve yetim kalan Koreli küçük kız Ayla‘nın (Kim Eun-ja) gerçek hikayesi\, bu insani bağın en duygusal sembolü olmuştur.\n\n\n\nBiliyor muydunuz? Türkiye\, Kore Savaşı’nda 700’den fazla şehit vermiştir. Güney Kore halkı\, bu fedakarlıktan dolayı Türkleri hâlâ “Kan Kardeşi” olarak anmaktadır. Seul’deki Kore Savaş Anıtı’nda Türk bayrağı en onurlu köşelerden birinde dalgalanır.
URL:https://dewabp.com/tr/takvim/kore-savasi-1950-1953/
END:VEVENT
END:VCALENDAR