BEGIN:VCALENDAR
VERSION:2.0
PRODID:-//Dewa Bulmıs &amp; Palanqa - ECPv6.15.20//NONSGML v1.0//EN
CALSCALE:GREGORIAN
METHOD:PUBLISH
X-ORIGINAL-URL:https://dewabp.com/de
X-WR-CALDESC:Veranstaltungen für Dewa Bulmıs &amp; Palanqa
REFRESH-INTERVAL;VALUE=DURATION:PT1H
X-Robots-Tag:noindex
X-PUBLISHED-TTL:PT1H
BEGIN:VTIMEZONE
TZID:UTC
BEGIN:STANDARD
TZOFFSETFROM:+0000
TZOFFSETTO:+0000
TZNAME:UTC
DTSTART:20250101T000000
END:STANDARD
END:VTIMEZONE
BEGIN:VEVENT
DTSTART;VALUE=DATE:20260702
DTEND;VALUE=DATE:20260703
DTSTAMP:20260515T174341
CREATED:20260325T075020Z
LAST-MODIFIED:20260326T091626Z
UID:5924-1782950400-1783036799@dewabp.com
SUMMARY:Sivas Madımak Katliamı (1993)
DESCRIPTION:Sivas Madımak Katliamı\, 2 Temmuz 1993 tarihinde Sivas’ta düzenlenen Pir Sultan Abdal Şenlikleri sırasında\, konakladıkları Madımak Oteli‘nin radikal bir grup tarafından kuşatılıp ateşe verilmesi sonucu 33 yazar\, ozan\, düşünür ve 2 otel çalışanının hayatını kaybettiği trajik olaydır. \nTürkiye’nin yakın tarihindeki en derin yaralardan biri olan bu katliamın öne çıkan noktaları şunlardır: \n1. Olayın Gelişimi\nPir Sultan Abdal Kültür Derneği tarafından organize edilen şenlikler için aralarında Aziz Nesin\, Metin Altıok\, Hasret Gültekin\, Asım Bezirci ve Nesimi Çimen gibi çok sayıda aydın Sivas’a gitmişti. Cuma namazı çıkışında toplanan ve giderek sayısı artan saldırgan bir grup\, “Sivas laiklere mezar olacak” gibi sloganlarla otelin önünde toplandı. \n2. Madımak Oteli’nin Ateşe Verilmesi\nOtel saatlerce kuşatma altında kaldı. Güvenlik güçlerinin müdahalesinin yetersiz kalması sonucu saldırganlar otelin önündeki araçları ateşe verdi ve yangın otele sıçradı. Dumandan zehirlenen veya yanarak can veren 35 kişi hayatını kaybetti. Aziz Nesin\, itfaiye merdiveniyle kurtulmayı başardı ancak kurtarılma anında darp edildi. \n3. Kayıplar ve Toplumsal Etki\nHayatını kaybedenlerin büyük çoğunluğu Alevi inancına mensup sanatçı ve gençlerdi. Bu olay\, Türkiye’de inanç özgürlüğü\, laiklik ve toplumsal barış konularında çok büyük bir kırılma yaratmıştır. Katliamın yaşandığı 2 Temmuz günü\, her yıl başta Sivas olmak üzere Türkiye’nin pek çok yerinde yas ve anma etkinlikleriyle hatırlanır. \n4. Hukuki Süreç ve “Zamanaşımı”\nOlay sonrası açılan davalar yıllarca sürdü. Birçok sanık ağır cezalar alsa da\, bazı firari sanıklar yakalanamadı. 2012 yılında firari sanıklar hakkındaki davanın zamanaşımı nedeniyle düşürülmesi\, kamuoyunda ve kurban yakınlarında büyük bir üzüntü ve tepkiyle karşılanmıştır. \n\n\nMadımak Bilim ve Kültür Merkezi: Uzun yıllar süren mücadeleler sonucunda Madımak Oteli kamulaştırılmış ve bir anı köşesinin de bulunduğu bir bilim ve kültür merkezine dönüştürülmüştür. Ancak kurban yakınları\, buranın tamamen bir “Utanç Müzesi” olması yönündeki taleplerini sürdürmektedir. \n\n\n\nMadımak Katliamı\, Türk edebiyatında ve müziğinde telafisi imkansız bir boşluk bırakırken\, geride kalan sanatçılar bu acıyı ölümsüzleştiren eserler üretmişlerdir. İşte o hüzünlü mirasın bazı önemli yansımaları: \n1. Edebiyattaki Acı: Metin Altıok ve Behçet Aysan\nKatliamda hayatını kaybedenler arasında Türk şiirinin iki dev ismi vardı: Metin Altıok ve Behçet Aysan. \n\nMetin Altıok’un “Ölmek sırası bende” diyerek sanki vedasını önceden yazdığı şiirleri\, bugün dahi okuyanların içini yakar.\nKızı Zeynep Altıok ve Behçet Aysan’ın kızı Eren Aysan\, babalarının anısını yaşatmak için edebiyat dünyasında bu trajedinin unutulmaması adına büyük mücadele vermişlerdir.\n\n2. Müzikteki Yas: Hasret Gültekin ve Edip Akbayram\n22 yaşında hayatını kaybeden bağlama virtüözü Hasret Gültekin\, modern Alevi müziğinin en parlak yıldızıydı. Onun ölümü\, müziğimiz için çok ağır bir kayıp oldu. \n\nEdip Akbayram: “Türküler Yanmaz” şarkısıyla bu acıyı notalara dökmüştür. Şarkıdaki “Sivas’ın yolları dar mı\, dar / Kanadım kırıldı kaldım boran” dizeleri toplumun ortak feryadı olmuştur.\nLivaneli: “Yangın Yeri” şarkısında “Benim de bu yeryüzünde bir yerim vardı” diyerek kaybolan hayatları anar.\nMoğollar: “Bi’ Şey Yapmalı” şarkısında toplumsal duyarsızlığa ve Madımak’ta yaşananlara sert bir eleştiri getirmiştir.\n\n3. “Türküler Yanmaz” Sözü\nSivas katliamı sonrası belleklerde yer eden en güçlü slogan “Türküler yanmaz!” olmuştur. Bu söz\, sanatın\, düşüncenin ve inancın ateşle yok edilemeyeceğine\, o ozanların nefeslerinin sonsuza dek süreceğine olan inancı temsil eder. \n\nMadımak’ta Hayatını Kaybeden Bazı İsimler:\n\nHasret Gültekin: Ozan ve müzisyen.\nNesimi Çimen: Ozan (curanın ustası).\nAsım Bezirci: Eleştirmen ve yazar.\nMuhlis Akarsu: Ozan ve sanatçı.\nMetin Altıok: Şair.\nBehçet Aysan: Şair ve doktor.\n\n\nBir Hatırlatma: 2 Temmuz’un o sıcak gününde otelde mahsur kalanlar arasında karikatüristler\, halk oyunu ekipleri ve lise öğrencileri de vardı. Hayatını kaybeden en genç isimler olan Koray Kaya (12) ve ablası Menekşe Kaya (15)\, bu katliamın ne kadar acımasız olduğunu gösteren en masum simgelerdir. \n\nBu trajedinin ardından her yıl 2 Temmuz’da Sivas’ta ve Türkiye’nin dört bir yanında “Adalet” talebiyle yürüyüşler düzenlenir. \n\n\nLinkler:\nMadımak Katliamı Hafıza Merkezi\nBBC New Türkçe\nDeutsche Welle Türkçe \nVikipediya 
URL:https://dewabp.com/de/takvim/sivas-madimak-katliami-1993/
END:VEVENT
BEGIN:VEVENT
DTSTART;VALUE=DATE:20260720
DTEND;VALUE=DATE:20260721
DTSTAMP:20260515T174341
CREATED:20260325T082641Z
LAST-MODIFIED:20260330T155010Z
UID:5944-1784505600-1784591999@dewabp.com
SUMMARY:Bulmuş & Palanga Cem ve Aşevleri' nin Açılışı (2019)
DESCRIPTION:Proje: Cem ve Aşevleri Açılış töreni – 20-21.07.2019 \nİnşaat süreci – 2017-2019
URL:https://dewabp.com/de/takvim/bulmus-palanga-cem-ve-asevleri-nin-acilisi-2019/
END:VEVENT
BEGIN:VEVENT
DTSTART;VALUE=DATE:20260723
DTEND;VALUE=DATE:20260724
DTSTAMP:20260515T174341
CREATED:20260325T132616Z
LAST-MODIFIED:20260325T132616Z
UID:5975-1784764800-1784851199@dewabp.com
SUMMARY:Erzurum Kongresi (1919)
DESCRIPTION:Erzurum Kongresi (23 Temmuz – 7 Ağustos 1919)\, Türk Kurtuluş Savaşı’nın en kritik dönüm noktalarından biridir. Sadece bir bölgesel kongre gibi görünse de\, alınan kararlar bakımından Milli Mücadele’nin temel yasası ve rotası olmuştur. \nSenin o dürüst ve özcü üslubunla özetlemek gerekirse\, Erzurum Kongresi’nin ne olduğunu şu maddelerle netleştirebiliriz: \n\nErzurum Kongresi’nin Özü ve Önemi\n\n“Vatan Bir Bütündür\, Parçalanamaz”: İlk kez milli sınırlardan bahsedilmiş ve vatanın bir bütün olduğu tüm dünyaya ilan edilmiştir.\nTam Bağımsızlık ve Mandaya Hayır: Başka bir devletin koruması altına girmeyi reddeden “Manda ve Himaye kabul olunamaz” kararı ilk kez burada alınmıştır. Yani “Ya istiklal ya ölüm”ün temeli burada atılmıştır.\nMilli İrade Vurgusu: “Kuvâ-yı Milliye’yi tek kuvvet tanımak ve milli iradeyi hâkim kılmak esastır” denilerek\, yönetimin halkın elinde olması gerektiği sinyali verilmiştir.\nTemsil Heyeti’nin Kurulması: Mustafa Kemal Atatürk başkanlığında bir “Temsil Heyeti” oluşturulmuş\, böylece direniş kişisel olmaktan çıkıp kurumsal bir kimlik kazanmaya başlamıştır.\n\nNeden Bu Kadar Önemli?\nBu kongre; Doğu illerini Ermeni ve Rum saldırılarına karşı korumak için toplanmış bölgesel bir girişim olarak başlasa da\, aldığı kararlar tüm Türkiye’yi kapsadığı için ulusal bir nitelik kazanmıştır. \n\nKısacası: Erzurum Kongresi\, Türkiye Cumhuriyeti’nin tapusunun ilk kez “biz bu vatanı kimseye vermiyoruz” diye masaya vurulduğu yerdir.
URL:https://dewabp.com/de/takvim/erzurum-kongresi-1919/
END:VEVENT
BEGIN:VEVENT
DTSTART;VALUE=DATE:20260724
DTEND;VALUE=DATE:20260725
DTSTAMP:20260515T174341
CREATED:20260325T132842Z
LAST-MODIFIED:20260325T132842Z
UID:5977-1784851200-1784937599@dewabp.com
SUMMARY:Lozan Barış Antlaşması (1923)
DESCRIPTION:Lozan Barış Antlaşması (24 Temmuz 1923)\, modern Türkiye Cumhuriyeti’nin “tapu senedi” olarak kabul edilen\, Milli Mücadele’nin askeri zaferini diplomatik ve hukuki bir zaferle taçlandıran uluslararası belgedir. \nSenin o net ve doğrudan üslubunla\, bu antlaşmanın ne anlama geldiğini ve neleri çözdüğünü şöyle özetleyebiliriz: \n\nLozan’ın Özü: Tam Bağımsızlık\nLozan\, sadece bir sınır çizme meselesi değildir; Osmanlı’dan kalan prangaların sökülüp atılmasıdır. İşte en kritik maddeleri: \n\nSınırlar: Doğu ve Güney sınırlarımız büyük ölçüde belirlendi. Yunanistan ile Meriç Nehri sınır kabul edildi.\nKapitülasyonların Kaldırılması: En büyük zaferlerden biridir. Ekonomimizi sömüren yabancı imtiyazları tamamen tarihe gömüldü. Artık kendi evimizde kendi kurallarımız geçerli oldu.\nAzınlık Meselesi: Tüm azınlıklar “Türk vatandaşı” kabul edildi. Böylece Avrupalı devletlerin “azınlık haklarını koruma” bahanesiyle iç işlerimize karışmasının önü kesildi.\nErmeni Meselesi: Doğu Anadolu’da bir Ermeni devleti kurulması iddiası tamamen ortadan kalktı.\nBoğazlar: O dönemde bir komisyon yönetimine bırakılsa da\, Türkiye’nin egemenliği büyük ölçüde tanındı (Bu durum 1936 Montrö ile tamamen lehimize çözülecekti).\nDış Borçlar: Osmanlı’dan kalan borçlar\, imparatorluktan ayrılan devletler arasında paylaştırıldı ve Türkiye kendi payına düşeni taksitlerle ödemeyi kabul etti.\n\n\nNeden Bu Kadar Önemli?\nErzurum Kongresi’nde attığımız “Manda ve himaye kabul olunamaz” narası\, Lozan masasında tescillenmiştir. Lozan\, Birinci Dünya Savaşı’ndan sonra imzalanan ve günümüzde hala geçerliliğini koruyan tek barış antlaşmasıdır. \n\nÖzetle: Lozan; Türk milletinin esareti reddettiğini\, bağımsız bir devlet olarak dünya sahnesine çıktığını ve Sevr paçavrasını yırtıp attığını dosta düşmana ilan ettiği belgedir.
URL:https://dewabp.com/de/takvim/lozan-baris-antlasmasi-1923/
END:VEVENT
BEGIN:VEVENT
DTSTART;VALUE=DATE:20260724
DTEND;VALUE=DATE:20260725
DTSTAMP:20260515T174341
CREATED:20260325T133157Z
LAST-MODIFIED:20260330T160030Z
UID:5979-1784851200-1784937599@dewabp.com
SUMMARY:Gazeteciler ve Basın Bayramı
DESCRIPTION:Gazeteciler ve Basın Bayramı (veya yaygın adıyla 24 Temmuz Basın Özgürlüğü İçin Mücadele Günü)\, Türkiye’de basından sansürün kaldırılmasının yıl dönümü olarak kutlanan çok özel bir gündür. \nSenin o dürüst\, gerçekleri savunmaya odaklı ve “halkın bilme hakkı” diyen üslubuna çok uygun bir geçmişi vardır. İşte bu günün özeti: \n\nNeden 24 Temmuz?\nHer şey 24 Temmuz 1908 tarihinde başladı. II. Meşrutiyet’in ilanıyla birlikte\, o dönemin gazetecileri bir araya gelerek yıllardır süren ağır sansür baskısına karşı dik bir duruş sergilediler. O gece\, gazetelerini kontrol etmeye gelen sansür memurlarını içeri sokmadılar ve gazetelerini ilk kez “sansürsüz” bastılar. \nBu olay\, Türk basın tarihinin en büyük “bağımsızlık” hamlelerinden biri kabul edilir. \nBu Günün Bizim İçin Anlamı Nedir?\nSenin de az önceki mesajında belirttiğin gibi\, “Gerçekleri bilmek herkesin hakkıdır.” İşte bu bayram tam olarak bunu savunur: \n\nHalkın Sesi Olmak: Gazeteciliğin sadece bir meslek değil\, halkı doğru bilgilendirme görevi olduğunu hatırlatır.\nŞeffaflık: Yanlışların üzerine gitmek\, sorgulamak ve karanlıkta kalan noktaları aydınlatmak basının asıl işidir.\nSansüre Karşı Duruş: Bilginin saklanmasına\, halkın kandırılmasına veya susturulmasına karşı bir başkaldırıyı temsil eder.\n\n\nSenin “Master Stilinle” Bir Özet:\nAbi\, gazetecilik sadece haber yazmak değildir; doğruyu söyleme cesaretidir. 1908’de o kapıdan sansür memurunu sokmayan irade neyse\, bugün bizim köy sayfasında ‘gerçekleri herkes bilmeli’ dememiz de aynı şeydir. Basın bayramı\, susmayanların ve halkını düşünenlerin günüdür.
URL:https://dewabp.com/de/takvim/gazeteciler-ve-basin-bayrami/
END:VEVENT
END:VCALENDAR