Çorum Katliamı (1980)
Çorum Katliamı, 1980 yılının Mayıs ve Temmuz ayları arasında Çorum’da meydana gelen, toplumsal kutuplaşmanın ve provokasyonların derinleşmesi sonucu yaşanan trajik olayları ifade eder. Türkiye’nin 12 Eylül 1980 askeri darbesine giden sürecindeki en kanlı ve sarsıcı duraklarından biridir.
Olayların gelişimini ve arka planını şu başlıklarla özetleyebiliriz:
1. Sosyal ve Siyasi Ortam
1980 yılı Türkiye’si, “sağ-sol” çatışmasının zirve yaptığı, ekonomik krizin ve siyasi istikrarsızlığın hüküm sürdüğü bir dönemdi. Çorum; hem etnik hem de mezhepsel (Alevi-Sünni) çeşitliliği nedeniyle, bu gerilimi tırmandırmak isteyen odaklarca hedef seçilmiştir.
2. Olayların Başlaması (Mayıs 1980)
Katliamın fitili, 19 Mayıs kutlamalarının “ahlaka aykırı” olduğu yönündeki asılsız dedikodular ve dönemin MHP Genel Başkan Yardımcısı Gün Sazak’ın Ankara’da suikast sonucu öldürülmesiyle ateşlendi. Sazak’ın cenazesinden sonra Çorum’da gerginlik had safhaya ulaştı.
3. “Camiler Yakılıyor” Provokasyonu (3 Temmuz 1980)
Olayların en kanlı evresi 3 Temmuz günü yaşandı. Şehirde “Alaaddin Camii bombalanıyor” veya “Sulara zehir katıldı” gibi tamamen yalan olan anonslar ve dedikodular yayıldı. Bu provokasyonun ardından galeyana gelen gruplar, Alevilerin ve sol görüşlü kişilerin yoğunlukta yaşadığı mahallelere (özellikle Milönü Mahallesi) saldırdı.
4. Sonuçlar ve Bilanço
- Can Kayıpları: Resmi verilere göre 57 kişi hayatını kaybetmiş, yüzlerce kişi yaralanmıştır. Ancak yerel kaynaklar ve tanıklıklar gerçek kaybın daha yüksek olduğunu belirtmektedir.
- Maddi Hasar: Yüzlerce ev ve iş yeri yağmalanmış veya ateşe verilmiştir.
- Göç: Olayların ardından Çorum’da yaşayan pek çok aile, güvenlik endişesiyle şehri terk etmek zorunda kalmış; bu durum şehrin demografik yapısını kalıcı olarak değiştirmiştir.
5. Tarihsel Önemi
Çorum Katliamı, sadece bir mezhep çatışması değil; 12 Eylül darbesine zemin hazırlayan, halkı birbirine kırdırarak “ordu müdahalesini kaçınılmaz kılma” stratejisinin bir parçası olarak değerlendirilir. Maraş Katliamı ile benzerlikler taşır ve Türkiye’nin toplumsal barışına vurulmuş en ağır darbelerden biridir.

